Özel Dikim Takım Elbise

Kişiye özel gömlek ve takım elbisenin öncü markası Milimetric’ten takım elbisenin tarihine yönelik bilgiler; Erkek modasında klasik erkek takım elbisesine yön veren üç akım var: İngiliz, İtalyan ve Amerikan. Ceketlerde yandan çift yırtmaç ve kapaklı cepler İngiliz takım elbise anlayışında her zaman varolmuştur. Takım elbisenin modeli kruvazedir. İngilizler’de eller cepte duruş çok yaygın olduğu için yandan yırtmaç tercih edilir. Ceket kesimleri uzun olmakla birlikte, omuz kesimlerinde hatlar yumuşaktır. Ceketin göğüs kısmı bedene oturan tarzda kesilir, ceket bele doğru daralır ve belden basene doğru ceketin etek kısmı genişleyerek hafif de olsa bir “etek” görünümüne bürünür. Pantolonlar duble paça ve pilelidir. Pantolonun ütü çizgisi her zaman belirgindir. Takım elbisenin bu özellikleri erkeğe oldukça ağır ve aristokrat bir hava verir. En sık tercih edilen desenler Prince De Gaulle ve çizgililerdir. Bu akımın en büyük temsilcisi geçmişte 7. Edward’dı. Bugün ise Prens Charles. İtalyan anlayışının en belirgin özelliği kesimlerin dar olmasıdır. Bu anlayışa göre estetik görüntü her zaman rahat, bol kesimin önüne geçer. Takım elbise bedeni sarar, vücuda oturur. Ceket boyları kısa, omuz kesimleri kare omuzdur. Genellikle iki düğmeli mono yaka ve arkadan tek yırtmaç ceket tercih edilir. Ceketlerde kol boyu normalden kısadır. Pantolon paçaları daha kısa ve daha dardır. Pantolonlar pilesizdir. Duble paça kullanımı çok yaygın değil. “Brooks Brothers” tarafından 1950’li yıllarda Amerikan pazarına sunulan takım elbiseler Amerika’da zamanla jenerik ürün haline geldi. Hatta bu akıma bir isim bile bulunmuştu: “Ivy League Look”. Omuzların kesimi doğal olup, ceket arkadan yırtmaçlıdır. Bu akımın en önemli özelliği sadelik ve kesimlerin rahatlığıdır. Aslında Amerikan hayat tarzının birebir içselleştirilmesidir. Rahatlığın ön planda olduğu fonksiyonel ve pragmatik bir Amerikan anlayışı. Bu anlayışta estetik kaygı neredeyse yok gibi. Bir de Amerikan ve İngiliz anlayışının, yani “Brooks Brothers” ile  İngiliz “Savile Row” terzilerinin tercihlerinin harmanlandığı dördüncü bir akım var. Bu anlayışta estetik ve rahatlık birbirini tamamlıyor. Fred Astaire ve Gary Grant gibi dünyanın bir zamanlar en iyi giyinen isimleri bu akımın temsilcilerinden. Bu akımın öncüsü ise iki düğmeli bedene oturan ceketleriyle “Ralph Lauren”. Küreselleşmeyle birlikte bu akımlar karakteristik özelliklerini son yıllarda kaybetmeye başladılar. Tek bir takım elbisenin üzerinde bütün bu akımların etkisini görmek artık mümkün. Manhattan’da çoğu zaman Milano’da gördüğünüzden daha İtalyan takım elbiseler görebilirsiniz. Belki ilerde bu akımları çevremizde değil moda tarihi kitaplarında görürüz.